Pazartesi, Ağustos 30, 2010

Yeni universite varolandan nasil farkli kilinacak?


6 Nisan 2010

Erzuruma ikinci bir üniversite kurulacağı haberi, uzun zamandır kamuoyunu işgal eden ve bazan varlığımızın endişesine dahi düşüren olumsuz haberlerden sonra, çölde susuz kalmışların suya kavuşması gibi biz dadaşları sevindirdi, mutluluk kaynağı oldu.

Ben olayın siyasi yönüne, kimin ne yaptığı veya ne yapmadığı konusuna girmeyeceğim. İşin o yönü hakkında sadece şunu söylemekle yetineceğim. Emeği geçenler, bu projeye gerçek katkıları ile imza atmış ve atacak olanlar son nefeslerinde “ömrü boşa geçirmedik, bizim de önemli bir esere katkımız oldu” deme mutluluğuna erişmiş olacaklar.  Çünkü ortaya koyacakları bu eser sayesinde bu yeni üniversitenin beyinlerini aydınlatacağı sayısız insanın yaşamlarına dokunacak, ve bunun bahtiyarlığı ile bu dünyayı terketmiş olacaklar.

Fakat bu yazımda konuya biraz farklı açıdan yaklaşacağım. Cumhuriyet caddesinden veya Taşmağazalardan değil Ejder tepesinden bakmaya çalışacağım. Acaba bu yeni üniversite yıllardır özlemi çekilen ve hep geleceğinden ümitle bahsedilen “Erzurumun kaderini değiştirecek” oluşumlardan biri olacak mı?  Gerçekten ikinci bir üniversite heryıl bir öncesinden daha kötü istatiklerle başbaşa kalan Erzurum’un bu kötü gidişine “dur” diyebilecek mi?  İkinci bir üniversite neler kazandıracak, veya belki neler kaybettirecek?

Şimdiden ateşe şu dökmek istemem ama ben ikinci bir üniversitenin Erzurum’a öyle olağanüstü bir katkı sağlayacağını pek düşünmüyorum, en azından yeni üniversite varolana benzeyecekse.  Eminim yeni üniversite Erzurum’da üniversite mezunlarının sayısını artıracaktır. İyi de  mezun olanlar, zaten varolan ve işsizlik girdabında kahvehaneleri mesken tutan üniversite mezunu işsizler ordusuna katılırlarsa o zaman ne olacak? Bunu önleyebilecek miyiz? Erzurumun derdi gerçekten yeterli sayıda üniversite mezunu olmaması mı?  Eğer amaç buysa varolan üniversitenin kapasitesini artırmak daha kısa yol olmaz mı? Hem de çok daha ucuza mal olmaz mı? Yeni üniversite için harcanacak milyarlarca lirayla varolan üniversiteye yeni fakülteler veya bölümler açılıp, var olan ve eklenecek yeni fakülte ve bölümlerin öğretim üyelerinin sayısı artırılamaz mı? Yeniden altyapıya harcanacak para modern teknolojilerle donlatılmış dünya bilimine gerçekten katkı yapacak bilim ve araştırma merkezleri için harcansa daha iyi olmaz mı? Yoksa olur mu ? Diğer bir değişle bu yeni üniversitenin şu anda varolan üniversitenin sağlayamadığı ne tür getirileri olacak? İşte asıl cevap verilmesi gereken soru bu bence.  Varolan üniversiteden farkı ne olacak? Çünkü yeni üniversite varolandan farklı olmak zorunda. Peki farklılığı nasıl gerçekleştireceğiz? Aynı şeyleri uygulayıp farklı sonucu beklemenin saflık olduğunu burada yeniden söylemeye gerek yok.  Farklı bir üniversite ortaya çıkarmak için neleri farklı yapmalıyız? Nasıl yaparız? İkinci üniversitenin yapılıp bitirildiğini ve herşeyin tamamlandığını düşünelim bir an için.. Varolan üniversiteden farkı ne olacak? Teknoloji üniversitesi fikri öne atılıyor, güzel de şu andaki üniversitede zaten bilim ve teknoloji bölümleri yok mu? Aynı fakülteler yeni üniversitede de mi açılacak?

Eğer bu soruların cevaplarını şimdiden bilmiyorsak, yani bilmeden ikinci bir üniversite oluşturmaya kalkışıyorsak, sonucu görmek hiçte zor değil.

Ben de diğer dadaşlar gibi böyle bir gelişime olumlu bakıyorum. Ancak ciddi endişelerim var. Çünkü şimdiye kadar öne çıkan ve yeni üniversite hakkında konuşulanlar ceviz kabuğunu doldurmayacak şeylerin ötesine gidemedi. Yeni üniversite vizyonunun ne olduğunu bilmek isterdim, insanımızın bunun ne olduğu üzerinde konuşmasını isterdim. Yoksa kaç öğretim üyesi olacağını veya bunun olası olup olmayacağını tartışmak bize ne kazandıracak?

Ejder tepesinden bakmak istiyorum demiştim. Bakın bundan birkaç yıl önce Türkiye ekonomik açıdan batma noktasına geldi. Bir gecede insanlar varlıklarının yarısını kaybettiler. Koskoca bir ülke iflasın eşiğine geldi. Daha dün gibi hepimiz hatılıyoruz. Uçurumun kenarına gelen Türkiye bu kötü akıbetten 26 milyar dolar gibi büyük bir borcun altına girerek kurtuldu. İşler yavaş yavaş rayına oturmaya ve ekonomi yeniden ayakta durmaya başladı.

Size bir rakam daha vereceğim; Türkiye 1980’lerden beri sadece cep telefonu için tam 27.5 milyar dolar harcamış! Bu sadece cep telefonu için harcanan para. Etrafınıza şöyle bir bakın, bu yazımı okuduğunuz bilgisyarınızdan cep telefonunuza, TV nunuzdan kameranıza, sizin veya bir yakınınızın rahatsızlığı için aldığınız ilacınızdan doğacak çocuğunuzun bir rahatsızlığı olup olmadığını anarahminde kontrol eden ultrasound cıhazından diğer rahatsızlıkları ortaya çıkaracak cihaza kadar hepsine milyarlarca dolar ödüyoruz. Bunları toplasak kimbilir 80’lerden beri kaç trilyon doları bulur.

Şimdi bu rakamların yeni üniversite ile ne ilgisi var diyeceksiniz. Eğer yeni üniversiteden mezun edeceğiniz öğrenciler örneğin ülkemizde çok yaygın olan ve onbinlerce yavrumuzu ölümle pençeleştiren akdeniz anemisi gibi hastalıklara karşı tedavi geliştirecek kapasitede yetişmeyeceklerse, cep telefonu yapmayı bilmeyeceklerse, herhangi bir hastalık için ilaç geliştiremeyecekler se veya bu ilacı kendi geliştirdiği bir alet ile üretemeyeceklerse o zaman yeni üniversite ne sağlayacak?

Ejder tepesinden bakınca, problem üniversitenin varolup olmadığı veya sayısı değil, oradan mezun olan öğrencinin nasıl olacağı oluyor. Hem varolan üniversite ve hem de yeni açılacak üniversite olaya bu büyük çerçeveden bakmadıkça cep telefonlarına veya ipad’lere daha çok milyarlar akıtırız. Olsun parayı başar alırız diyebilirsiniz. . eğer böyle düşünüyorsanız Irak savaşını ve iletişim ağı bir anda Amerika tarafından çökertildiği için havalanamadan yerle bir edilen Irak hava filolarını hatırlaritim size.  Daha önceki bir yazımda daha detaylı belirtmiştim; teknolojiyi satanların o teknolojiyi gerektiğinde kendi amaçları doğrultusunda kullanacaklarını düşünmemek saflıktan başka birşey değildir. Kullandığınız bilgisayarları çalıştıran ve Amerikan şirketi tarafından üretilen windows platformunu aynı şirketin istediği zaman biranda kontrol altına almasını sağlayacak yazılımı yazması onlar için çocuk oyuncağı değil mi? Yani parasını basıp alırken biryandan da özgürlüğünüzü satıyorsunuz.

Öyle ise yeni üniversite varolandan nasıl farklı kılınacak?

Hiç yorum yok: