Yaklasik iki yil önce Amerika'da siradan vatandaslarin evlerinin on bahçelerinde pankartlar belirmeye basladi.
Ingilizcesi "Hope" olan "Ümit" kelimesini tasiyordu bu pankartlar.
Iki yil sonra bu mesaj, imkansiz diye damgalanan elçisini tarihi bir zaferle beyaz saray'a tasiyacakti.
Bu mesaj, ona sonradan eklenen "Change=Degisim" ile birlikte, Amerika zenci bir lider'e hazir degil diyenleri yalanlayarak tarihinin ilk siyah baskanini seçtirecekti.
Seçimi tarihi kilan bir diger gerçek ise ilk defa bir kadinin baskanlik koltuguna bu kadar yaklasmis olmasiydi.
Seçim sonuçlarinin açiklanmasina halkin verdigi tepki, bu seçimin sadece Amerika için degil, bütün dünya için tarihi bir an oldugunu gösteriyordu.
Hiçbir baskanlik seçimi, Amerika disindaki normal vatandasin bu kadar ilgisini çekmemisti.
Bir gazete, Van'daki çiftçilerin kirk koyunu kurban ederek Obama'nin zaferini kutladigini haber veriyordu.
Televiyonlar Kenya'dan Fransa'ya, Japonya'dan Breziya'ya, Çinden Polonya'ya dünyanin dört bir yaninda Obama'nin zaferini kendi zaferleriymis gibi kutlayan insanlari gösteriyordu.
Bütün bu tablo, dünyanin ne kadar degistigini ne kadar güzel sergiledi!







